Gündem 27 Şubat 2008 10:44
Şehitler Ölür
Teröristlere karşı yapılan haklı savaş tüm hızıyla devam ediyor. Askerlerimiz kar, kış, soğuk demeden ülkemizin bütünlüğü için mücadelelerini sürdürüyorlar. Ülkemizdeyse “demokrasi, özgürlük” gibi kullanılmaya açık kavramların üzerinden işler çevirenler boş boş konuşmaya devam ediyor. Bunlardan sonuncusu hilkat garibesi “Bülent Ersoy”. “Başkalarının savaşı için evladımı harcayamam. Oğlum olsa askere yollamazdım” demek aymazlığın, utanmazlığın en büyüğü sanırım. Bülent Ersoy’un cinsel tercihine saygı duyuyorum. Ama o da Türk ulusunun öz değerlerine saygı duymak zorunda. Bu ulus dönmeliğiyle değil savaşçılığıyla ünlüdür.
Keşke savaşlar olmasa, insanlar ölmese… Ama savaşlar, silah tüccarları var, insanlar ölmeye devam ediyor ve bu ülke için birileri savaşmak zorunda…
Olayın Bülent Ersoy’un ötesine geçen tarafıysa canımı daha çok sıkıyor. Bülent Ersoy, inanmadığım, onaylamadığım birşeyler söylemiş olsa da dürüstçe çıkmış ve görüşünü açıklamıştır. Elbette gereken cezayı almalı ve hak ettiği yere oturtulmalıdır. Peki ya “sonsuz eğlence takımı”na ne demeliyiz. İşte bu sorunun yanıtını bugünkü Hürriyet’te Yılmaz Özdil vermiş…
6 yaşındaydım…
Hayli yaşlı bir komşumuz vardı.
90 küsur.
Vade doldu…
Vefat etti.
Dün gibi hatırlıyorum.
İlk kez tanışmıştım ölümle… Adeta yas ilan edilmişti mahallede.
Televizyon açmak yasak… Radyo yasak.
Teyp açmak yasak.
“Duyulur, ayıp olur” deniyordu.
Yüksek sesle konuşmak yasak.
Top oynamak yasak.
Anneler toplanıyor, komşu evine.
Babalar toplanıyor, kapı önünde.
Ve, cami…
“İnsan”a yakışır bir vakar… Sessizlik, usul usul gözyaşı, başsağlığı dilekleri, dostlar sağolsun temennileri, sonra hep birlikte mahalleye dönüş…
Hüzün korteji.
*
Yatağında, eceliyle son nefesini veren 90 küsur yaşındaki komşularımızı bile, böyle uğurlardık…
Hatırlarsınız.
*
Ya bugün?
Tivilerde şarkılar, türküler…
Kim kimi becerdi, tam gaz.
Maçlara devam.
Hálá, parite marite filan.
*
Bakın…
İki kare fotoğraf veriyorum size… Mahallemden.
İzmir’den.
İki gün önce, Hilton Oteli.
EGİAD “balo” yapıyor.
Balo.
Smokinli adamlar göbek atıyor, ağızlarında tank namlusu gibi purolar, takıp takıştırmış kadınlar, şen şakrak…
Memleket savaştaymış, ciğerimiz yanıyormuş, bıyıkları terlememiş fidanlar bir bir düşüyormuş, hikáye…
Sahnede, Kenan Doğulu!
Hani şu 10. Yıl Marşı…
Çııııktık açık alınlaaa, 10 yılda her savaştaaaan…
Eller havaya, tempo!
İzmir Emniyet Müdürü orada.
CHP milletvekili orada…
*
Ne diyelim…
Allah içinize sindirsin kardeşim… Cümleten hayırlı balolar dilerim.
*
Bi dahaki sefere “maskeli balo” yapın da, adamın biri çıkar yazar, böyle kabak gibi görünmeyin.
![]()
![]()
Toplam Okunma: 147 | Bugünkü Okunma: 2 | En Son Okunma: 24.07.2008 - 11:03
