Gündem 26 Eyl 2006 21:30
Ramazan Hoş Gelmedi…
Ramazan geldi. Kutlu olsun ama gerçekten “Hoş geldin ya şehri Ramazan” mı? Eskiden bir ay boyunca bazı çirkinlikler örtülürdü. Şimdi devir değişti. Çirkinlikler Ramazan da dinlemiyor. Bugün Cumhuriyet’te İlhan Selçuk‘un başyazısı gerçekten önemli noktalara parmak basmış. Aralara serpiştirdiği Bektaşi fıkraları da yazıya ayrı bir tat katmış.
Ramazan Hoş Gelmedi…
Pazar günü ramazanın ilk günüydü…
Bu köşede oruca, iftara, sahura, ramazana ilişkin Bektaşi fıkralarını
anımsatmıştım…
Hoşgörü ve mizahın başyapıtlarıdır Bektaşi fıkraları…
Birisini yineleyeyim:
Bektaşiyi ramazanda öğle vakti yemek yerken yakalayıp sıkıştırmışlar:
- Utanmıyor musun?..
Baba Erenler öfkelenmiş:
- Ulan, aç gezerken sormazsınız, bugün yiyecek bir şeyler buldum, hepiniz üstüme geliyorsunuz…
Peki, pazar günü nasıl geçti?..
Pazartesi günkü Cumhuriyet’in birinci sayfasından birkaç Türkiye manzarası…
“İzmir’de ramazan ayını kutlamak için havaya ateş açan gruptan çıkan kurşunlar bir kadını öldürdü…”
“Batman’da 60 yaşında bir adamla evlendirilmek istenen 18 yaşındaki kız intihar etti…”
“Ankara’da ellerindeki bira kutusuyla sokakta yürüyen iki sevgili, sahur sonrası içki içtikleri gerekçesiyle tekme tokat dövüldüler; saldırganlar polisin gelmesiyle kaçtılar…”
Peki, bu haberlerin yayımlandığı Cumhuriyet’in manşeti ne?..
“İşsizlik çığ gibi…”
“Her beş kişiden birinin işsiz olduğu Türkiye’de iş bulma umudu da kalmadı.”
Eh, her beş kişiden birinin işsiz olduğu toplumda oruç tutmak, mizah edebiyatının dikkatinden kaçmayacak bir çelişkiyi vurgulamaz mı?..
Bektaşi haklı:
- Ulan, demiş, aç gezerken sormazsınız, bugün yiyecek bir şeyler buldum, üstüme gelirsiniz…
Açlıktan, işsizlikten, yoksulluktan kırılanların Türkiye’sinde öfkenin bilinçsizliği dinciliğin yörüngesine girerek irticayı yelpazeliyor…
Ya kadın intiharları?..
Ya töre cinayetleri?..
Ya kadınların tesettürü?..
Ya kutsal Müslümanlığı koltuk hırsı için politikada kullananlar?..
Ya içerde iktidar koltuğu için dışarda Amerika’nın koltuğuna girmeye çabalayan zavallılar?..
Peki, bu Türkiye ne zaman düzelecek?..
Bektaşi yolda bir dilenciye rastlamış..
Çolak, topal, şaşı, kambur dilenci yalvarıyormuş:
- Allah rızası için bir sadaka…
Baba Erenler ceplerini yoklamış, metelik yok!.. Bunun üzerine elindeki rakı şişesini uzatmış:
- Çek bir fırt!..
Dilenci:
- Olmaz, demiş, günahtır, sonra çarpılırım…
Bektaşi:
- Ulan, çarpılırsan düzelirsin!..
Türkiye’nin bugünkü haline baktıkça akla ne geliyor?.. Ancak çarpılırsak düzeleceğiz…
İlhan Selçuk
26 Eylül 2006 Salı

11 Eki 2006 9:33
1.oesx…
Töre gene bir can aldı, kızcağızın suçu bu sefer erkek doğurmamak…Dinci basın bu konularda fazla sesini çıkartmıyor her nedense, ailelerin öldürmeden önce şeyhlerden, şıhlardan, imamlardan icazet almasından olmasın bu ?….Yani gelde Rumeli kökenli olmakla gurur duyma…Bizde kan davası, akraba evliliği, başlık parası, kızını bırak yaşlı adamlarla bırak istemediği birisiyle bile evlendirmek, çok eşililik, kız çocuklarını okutmamak, doğudaki anlamda ağalık düzeni ve silah merakı yoktur….Bu arada Atatürk gibi bir liderinde Rumeliden çıkması bir tesadüf değil herhalde
aklıma Rahmetli Cem Karaca’ dan bir şarkı geldi, sözlerini kendi yazmış..Gerçi bu şarkı kan davası için yazılmış ama, genede çok anlamlı !
al kanlara boyaliyim
yuregimden yaraliyim
yazan ben degilim ama
torelerin kurbaniyim
bala bu ne bicim yazi
oy tore tore
goz gore gore
kiydilar beni doymadan yare
babami vurani vurmak
kanini yerde komamak
bir tabanca, kanli gomlek
intikam diye buyumek
bala bu ne bicim yazi
oy tore tore
ille de tore
bir cana kiymak goz gore gore
oldurmek isin yarisi
yarisi olumu beklemek
sicrayip gece yarisi
olup olup te dirilmek
bala bu ne bicim yazi
oy tore tore
batasi tore
beni de yedin
bala bu ne bicim yazi
http://www.gaykedi.blogspot.com/
12 Eyl 2007 14:25
2.ehlidost…
“oesx” yazdıkların çok anlamsız. Şu yazdığından başlıyorum:
“Töre gene bir can aldı, kızcağızın suçu bu sefer erkek doğurmamak…Dinci basın bu konularda fazla sesini çıkartmıyor her nedense, ailelerin öldürmeden önce şeyhlerden, şıhlardan, imamlardan icazet almasından olmasın bu ?”
İslamı öğrenmeden konuşmak cehalettir. İslam hiçbir şekilde bir insanın öldürmesini emretmez, aksine yasaklar. Aç Kur’an-ı Kerim’i oku öğren bunları. Bunlara icazet veren insan ise şeyh olur ne de imam. Onlar ancak şarlatan olur. Her yerde kasada 1-2 çürük meyve olur. Hocaların da sapkın olanı vardır. Ama bunları genelleyemezsin. Her hoca her şeyh kötüdür diyemezsin, ki gerçekten Allah’ın dinini doğruca öğreten oranı çok yüksektir. İslamın kuralları bellidir. İslamda kız çocuklarının okutması tavsiye edilmiştir, ve asla kızın istemediği erkek evlendirilmesine izin verilmemiştir. Önce dinimizi doğru düzgün öğrenelim.
İslam “asla” kötü olan şeyi insana yaptırmaz. “Dinci basın” dediğin, dini değerlerine daha çok sahip olan basın ise, islama aykırı hareket etmiş bu istisnai tipleri elbette hoca diye yayınlamayacaktır. Dinci diye korktuğun İslam hoşgörü ve sevgi dinidir. Asla şiddet, kötülük, kin gibi duyguları içermez. Kan davası gibi töreler zaten dinimizce yasaklanmıştır.
Saygılar.
22 Eyl 2008 14:02
3.RAMAZAN HOŞ…
BIRAKIN KİNİ NEFRETİ
Ah biz insanlar acınacak haldeyiz,
Acımasını bile bilmeyiz,
Zoru gördüğümüzde Yaradan’dan,
Merhamet isteriz,
Su üç günlük dünyada misafir değil miyiz?
Sevmek varken dünyayı kendimize zehir ederiz,
Gülü dalından koparır dikeni severiz,
Canımız yanınca isyan ederiz,
Aç gözlülüğümüzden,
Sevgiden yoksun dünyayı seçeriz.
Bırakın kini, nefreti,
Kıskançlık bitirir sevgiyi, merhameti
Esirgemeyin yoksuldan,
Bölüşün bir lokma ekmeği,
Sevgi merhamet değil mi?
Mutluluğun temeli…
……………………………………………
HAYAT FİLME BENZEMEZ
Düşündünüz mü hiç yalnızken,
Gülüp eğlendiniz,
Dostlarınız! Yanınızdayken,
Aklınıza gelmedi hayat kısa ölümse gerçek.
Korkmayın ölümden herkes Gidecek,
Hayat filme benzemez,
Film son olunca mutlu olur herkes.
Hayatınız son bulunca baka kalır herkes,
Ardından ağlamayın,
Size de sra gelir elbet…
……………………………………………
HAYAT PERDESİ
Eğlen dur dünya bir gaflet rüya,
Dalmışız derin bir uykuya,
Sonu hüsran karanlık bir çukur var,
Sen yat uyumana bak.
Beşik gibi salanırken yer yerinden,
Ruh dediğin nedir fay hattını bekler,
Felaket bekleme Azrail baş uçunda,
Depreme ne gerek bir cansa vereceyiz mahşere.
Önce ruhumu sonra bedenimi al,
Hayat perdesi çekilince acıları hissetmesin,
Ruhum bedenimde…
……………………………………………
HAYALSİN HAYATIN İÇİNDE
Düşünceler Duygular,
Seninle var seninle yok olacaklar,
Bir dünya yaratmışız kendi içimizde,
Gezer dolaşırız aslında hep aynı yerdeyiz,
Bir hayal ürünü hepsi beynimizin içinde,
Bir hayal dünyası süslemişiz,
Hepsi beynimizin içinde,
Bir hayal düşüncelerin duyguların,
Sınandığı âlem her şey yalan.
Senin yarattığın hayallerin içinde,
Hangi hayal dünyasında olursan ol,
Bu bir sınav dünyası uyanacağız bir gün gaflet den,
Cehennem yolu gafletine düşme…